Ekolojik niş modelleme süreci, zeytinliklere ait konumların toplanmasıyla başladı. Bu konumlar, coğrafi koordinat içeren görüntülerden elde edildi. Modelleme öncesinde veriler titizlikle temizlendi. Yinelenen noktalar ve şüpheli kayıtlar çıkarıldı; birbirine çok yakın konumlar seyreltilerek kümelenmenin modele gereksiz bir ağırlık vermesi önlendi.
Ülkemiz topraklarını 3000 yılı aşkın bir süredir mesken edinmiş zeytin, Türkiye’nin farklı biyo-coğrafik özellikleri sayesinde 100’ün üzerinde farklı çeşidiyle sofralarımıza konuk oluyor ve 400.000 civarı ailenin geçimlik ekonomisini oluşturuyor. Türkiye’nin geleneksel zeytin bahçeleri ve barındırdığı yerel zeytin çeşitleri hem biyoçeşitlilik hem de insan toplulukları için önemli ekosistem hizmetleri sağlıyor ve aynı zamanda eşsiz bir sosyo-ekolojik peyzaj oluşturuyor.
Ancak, her biri tat, aroma ve besin değeri açısından benzersiz özelliklere sahip yerel zeytin çeşitlerimizin korunması her geçen gün daha da zorlaşıyor. İklim değişikliğinin aşırı hava olayları, ani sıcaklık değişimleri, su stresi ve hastalıkların şiddetli gelişimi gibi giderek artan etkileriyle birlikte, zeytin peyzajları ve zeytin üretici topluluklar her geçen gün daha savunmasız hale geliyor. İklim krizinin yarattığı sorunların yanı sıra insan kaynaklı tehditler de geleneksel zeytinlik alanlarımızı ve onlara gönülden bağlı üreticilerimizi olumsuz etkiliyor. Bununla birlikte son yapılan çalışmalar, kendi orijin habitatlarında bulunan ve yerinde korunan yerel zeytin çeşitlerinin iklim değişikliğinin etkilerine karşı daha dirençli olduğunu gösteriyor. Yüzlerce yıldır varlığını sürdürdüğü topraklarda iklime adapte olmuş, su stresine, kuraklığa, hastalıklara dayanıklı yerel zeytin çeşitlerinin korunması ve doğayla barışık geleneksel zeytincilik yöntemleri ile yerinde üretilmeye devam edilmesi iklim krizi ile mücadelede önemli bir adım teşkil ediyor.
İşte ANATOLİVAR- Anadolu’da Zeytin Üreticisi Toplulukların Güçlendirilmesi Projesi bu yaklaşımdan yola çıkarak hayata geçirildi. Anatolivar Projesi kapsamında yaklaşık 2 yıldır yürütülen araştırma, eğitim, iletişim ve lobi faaliyetleri gibi pek çok çalışmanın yanı sıra, iklime dirençli, yerel ve nadir zeytin çeşitlerini ve bu çeşitleri yaşatan, iyi uygulama sahibi doğa dostu üreticileri bir araya getiren 2 katmanlı, coğrafi olarak etkinleştirilmiş dijital bir veri tabanı olan “Zeytin Atlası” oluşturuldu. Zeytin Atlası bu konuda bilimsel ve objektif bilgiye dayalı, şeffaf ve güvenilir bir kaynak olmayı hedefliyor.
Bu çalışma kapsamında Marmara, Kuzey Ege, Orta Ege, Güney Ege, Akdeniz ve Güney Doğu Anadolu’dan oluşan Türkiye’nin 6 ana zeytincilik bölgesinde öncelikle yerel zeytin çeşitlerinin ve üreticilerinin envanterini ve üreticilere ilişkin tanımlayıcı temel bilgileri bir araya getirmek amacıyla arazi çalışmaları yapıldı. Bu çalışma boyunca zeytin üreticilerimizin yanı sıra proje ortakları UZZK-Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi, Slow Food uzmanları ve yerel Slow Food topluluğu üyeleriyle, ilgili tüm STK'lar, zeytin üreticileri ve kamu kurumları gibi paydaşlarla veri toplama amacıyla bir dizi görüşme gerçekleştirildi. Bu çalışmalarda geleneksel çeşitler ve yetiştirme yöntemleri, geleneksel arazi yönetimi, zeytin bahçelerinin yönetimi, ağaç sayısı, arazi büyüklüğü, zeytin ve zeytinyağı üretim miktarı gibi ekolojik ve coğrafi bilgilerin yanı sıra zeytinin kültürümüze ve mutfağımıza yönelik özellikleri ve zeytin kültürünün devamlılığına yönelik tehditleri içeren bilgiler de derlendi.
Zeytin Atlası’na dahil olacak üreticilerin belirlenmesi aşamasının ilk adımında Proje Evi Kooperatifi, UZZK, Slow Food temsilcileri ve farklı disiplinlerden akademisyenler ve uzmanların bir araya gelmesiyle multidisipliner bir ‘Kriter Belirleme Paneli’ oluşturuldu. Panel, Atlasın bu katmanında yer alan yerel çeşitleri koruyan, doğa dostu, iyi uygulama sahibi üreticilerin ve işletmelerin belirlenmesinde kullanılacak şeffaf, bilimsel, kapsamlı ve katılımcı kriter setini ortaya koydu. Kriter seti temel alınarak oluşturulan bu katman, kimyasal kullanmayan, toprağı ve suyu koruyan, biyoçeşitliliği ve ekosistem sağlığın gözeten, agro-ekolojik tarım yöntemleri uygulayan, yerel ve nadir zeytin çeşitlerine sahip çıkan, sosyal sorumluluk sahibi ve yüksek kaliteli zeytinyağı üreten üreticileri öne çıkarıyor.
Zeytin Atlası’nın yerel ve nadir zeytin çeşitlerini kapsayan diğer katmanı için bir coğrafi bilgi sistemleri uzmanı ile birlikte bu çeşitlerinin ve çevrelerindeki peyzajların dijital haritaları çıkartılıyor. Ülkemizde ilk kez yapılan bir ekolojik niş modellemesi ile gerçekleştirilen bu haritalama çalışması sonucunda toplanan tüm veriler Zeytin Atlası kanalı ile dijital olarak kullanıma sunuluyor. Zeytin Atlası, kullanıcıların konum, zeytin çeşidi veya iklim dayanıklılığı göstergeleri gibi çeşitli kriterlere göre bilgi aramasına, filtrelemesine ve almasına olanak tanıyan kullanıcı dostu bir arayüze sahip. Atlas aynı zamanda geleceğe dönük blog yazıları, fotoğraf, illüstrasyon, infografik gibi görsel ve bilgi kaynaklı içeriklerle zenginleştirilecek etkileşimli bir veri tabanı olarak planlanıyor. Böylece zeytine yönelik merak sahibi olan herkese yaşayan ve her gün gelişen bir başvuru kaynağı olmayı hedefliyor.